AĞLAMA
Ağlama akasya çiçeğim
Taşlara dökelim acıları
Gecenin karanlığına gömelim
Yalandan da olsa
güneş yeniden doğacak
Yan yola sapanlara el sallayalım
Hadi gel
gezegenlerin çatısını taşlayalım
tüm kadehleri kıralım
şarabımızı şişesinden içelim
Asi uçurtmalar uçuralım gökyüzüne
kuyruğunu eşek yemiş uçurtmalar
Kuyruğuna takılma
eşeğe de
Geleceğe bir mektup sakla
tertemiz yüreğinde
belki bizden bir emanet olur
Sen gül
gözyaşların bize emanet
senden önce biz varız
götüreceğiz Tanrı’ya senden şikayet ağlama…
ŞUŞA’YA ŞEHİT GELİR
Şuşa!
Kalk ayağa Şuşa!
Ötüken’den Bumin Kağan’ın torunu gelir
Oğuz boyundan bir yiğit
Yüzünü görmeden düşen şehit
Cennette Mübarize gardaş gelir Şuşa kalk ayağa
Xudayar sana gelir
Hazar, dalgaların ağlasın!
Canlar alan fırtınaların ağlasın!
Karabağ azad olmasa
Revan’da göy mescid ağlasın
“Deyiller ölmeye veten yaxşıdır”
Xudayar kapında ölmeye gelir
Şuşa kalk ayağa
Xudayar sana gelir
Polad
Polad
Genaral Polad
Özün gibi yiğit asker
Sazını kırıp ağlar aşığ Elesker
Dağılsın dağlar ağlasın çiçekler
1778* gardaşıynan gelir
Şuşa kalk ayağa
Xudayar sana gelir
Xarı bülbül sen gabağla
Şuşa’ya sanatçı gelir
Toya bayrama değil
Kapında ölmeye gelir
Yetim canıynan azatlığa gelir
Şuşa kalk ayağa
Xudayar sana gelir
Nenesi lay lay diyen yiğit
Anası toprağa kurban veren yiğit
Dumanlar içinden sana gelir
Guruptu öz xeymesini
İmam Hüseyin’e gonağ gelir
Şuşa kalk ayağa
Xudayar sana şehit
Xudayar sana şehit gelir…
*1778, o günkü şehit sayısı.
ŞEHİT ANASI
Ana
Sen ki
şehit oğlunun cenazesini
toy bildin karşıladın
Sen ki
Döndün ağladın
Biz öldük ana
Ayakları altında cennet olan
ayakların altına kurban ana
Karabağ’dan sana gara toy geldi
Sana gurur ana!
Türkiye’de bize matem geldi
Üç renkli bayrağa kırmızıyı veren kan geldi
Sen döndün tabutun önünde
Rabbe dönen Mevlana ağladı
sordu Şems bu nedir mövla
çilegahta başın eğdi Şems ağladı
Sen döndün şehidin önünde
derisi yüzülen Nesimi ağladı
Sen döndün Xatire ana
Azerbaycan ağladı
Türkiye’de biz gardaşların kan ağladı…
Aygün Eroğlu
İzmir



















